banner129

banner124

banner136

banner67

07.08.2019, 10:31

Bursa bizim Endülüs’ümüzdür

Bursa: Yeryüzünün kalbi 3

Maalesef Bursa benim 1960’ların sonlarında geldiğim, bütün bir 1970’leri yaşadığım ve 1980’lerin başında bıraktığım Bursa değil bugün. O ahşap evleri, ayva ve şeftali bahçeleri, dut ağaçları, çıkmaz sokakları ve inanılmaz güzellikteki tatlara sahip ilişkilerde var olan o safiyet, o güzellik bugün bazı lokal mekânlar hariç büyük ölçüde ortadan kalkmış durumda.

Aslında Osmanlı bize bir şans tanımıştı. Emperyalizmin ülkemize girişini geciktirmiş, üzerimizdeki etkisini olabildiğince sınırlamıştı ve şehirlerimiz 1950’lere kadar Osmanlı dönemindeki havasını muhafaza etme şansını yakalamıştı. Eğer o zaman aklı başında yöneticilerimiz ve bugünkü kadar bilinçli bir halkımız olsaydı muhakkak ki o sokaklar, o evler çok daha titizlikle korunabilirdi. Ama ben burada sadece bir kaporta gibi, bir dekor gibi eski evlerin korunmasının bir şey ifade edip etmediği konusunda tereddütteyim. Tamam, dış görünüşü korumak, muhtevaya dair bir şeyler sunabilir bize. En azından orada bir iz, bir işaret taşı olarak bir cevher bulunabilir ama asıl önemli olan, onun ötesinde ne olduğudur. Yani bütün bir şehir korunsaydı ve insanlar Amerikan insanı gibi olsaydı acaba hakikaten orası Bursa mı olurdu? Biz hala ona Bursa mı derdik? Yani şehirleri korumanın bir dekor saplantısına dönüşmesine karşıyım. O ruhuyla, insanıyla, hani ‘şerefi’l-mekân bi’l-mekin’, yani mekânlar içinde yaşayanlarla şereflidir sözü mucibince, içinde yaşayanlarla bir bütündür.

Şu anda eski Bursa’da yaşamak isteyen bir nesil var. Fakat ne yazık ki, o Bursa ortadan kalktı. Belki şöyle bir orta yol bulabiliriz: Bursa’nın kalmış olan güzelliklerini dahi korusak, onlara sahip çıksak, eserlerin manalarını kucaklamaya kalksak, bu bile bize çok şey verecektir. “Osmanlı’yı kuran” Bursa, bizi de kurmaktan aciz değildir. Bize de bir zemberek gibi yeni bir ruh üfleyebilir. Yeter ki onu okumasını bilelim, daha doğrusu onu dinleyelim.

Bursa, Osmanlıların kendilerini ilk kez tam olarak ortaya koydukları şehirdir. Evet, İznik de bir dönem başkentlik yapmıştır. Bir dönem Dimetoka’nın da başkentlik yaptığı biliniyor. Edirne tabii daha sonra ama nedense Osmanlılar Bursa’yı, Bursa da onları sevmiştir. Bursa’dan sonra karşılarına daha cazip şehirler çıkmasına rağmen Osmanlı padişahları Fatih’e kadar Bursa’ya gömülmeye devam etmiş, Edirne başkent olduktan sonra da Edirne’de gömülmek istememişlerdir. Ancak Fatih Sultan Mehmed’in başkent yapıp yerleşmesinden itibaren İstanbul’a gömülmüşlerdir. Osman Gazi’nin naşı, biliyoruz ki, önce Söğüt’te gömülmüş, sonra Bursa’ya taşınmıştır. Bunlar bize bir şeyler anlatıyor olmalı.

“Bursa bizim Endülüs’ümüzdür” derken 1960’lardan, 1970’lerden itibaren Bursa’yı çok hızlı bir şekilde katledişimizi kastediyorum. Nasıl Endülüs’te Portekizliler ve İspanyollar Müslüman medeniyeti adına ne varsa -birkaç saray hariç- tahrip ettiler, tanınmaz hale getirdilerse, biz de maalesef Bursa’yı aynı şekilde katlediyoruz. Düşünün: Sinan’ın dokunmaya kıyamadığı bu şehri biz 30 senede tanınmaz hale getirdik. Tıpkı Endülüs’ün tahrip edilmesi gibi bir süreç yaşadık. Şu an eski Bursa adına sadece bazı tarih adaları kalmış durumda: Muradiye, Hanlar bölgesi, Kale Sokağı vs. Tabii ki eski Bursa sadece abidelerden ibaret değildi. Bu abidelerin arasını dolduran küçük mahalleler, çıkmaz sokaklar, ufak çeşmeler uzanırdı… Mesela su sesi duyulmayan bir Bursa sokağı ve Bursa evi, düşünülemezdi. Bu inceliği bugün yeni nesle maalesef yeterince anlatamıyoruz. Hakikaten her sokakta, her yolda en az iki, üç çeşme vardı ki, bir kısmı da gece gündüz güldür güldür akardı. Bahçelerden sokaklara sarkan yeşillikler, hatta bazı sarmaşık gülleri yolun üzerini kapatır, bir takın altından geçiyor gibi olurdunuz. Bütün bunların ortadan kalkması, az şey midir?

O ahşap doku, sokaklar ve bahçeler ortadan kalktı, çeşmelerin çoğu haritadan silindi. Evet belki yol kenarlarında ağaçlar var ama bu ağaçlar kimsenin değil. Halbuki eskiden bahçeler bir nevi mahallenin ortak parkı gibiydi. Arkadaşlarım gelirdi bizim evin bahçesine, beraberce oynardık. Ağaca çıkıp dut, ayva toplarlardı, biz de gider onların bahçesinden erik toplardık. Yani her evin bahçesi, mahallenin ortak kullanımına açılmış mekânlardı. Dolayısıyla hakikaten bir cennet gibiydi. Yüz sene öncesinden değil, benim gibi 40 yaş üzeri insanların bile hatırlayabileceği yakın dönemden bahsediyorum. İlkokul ve ortaokul yıllarımda oturduğumuz evler, yaşadığımız sokaklar, mahalleler böyleydi. Ama bu doku, çok kısa bir sürede acımasız bir şekilde tahrip edildi; işin garibi, bu tahribat devam ediyor.

Bu kötü gidişata karşı bir Bursa hassasiyeti oluşturabilirsek, Sinan’ın inceliğini, II. Murad’ın Bursa’ya bakışını, Yıldırım Bayezid’in Bursa’yı bir başkent olarak nasıl kurguladığını, Evliya Çelebi’nin Bursa’yı nasıl anlattığını, o “ruhaniyetli şehir” sözünün altında nelerin yattığını birazcık dile getirebilsek, insanların ileride bu şehirdeki değerleri hatırlayarak Bursa’yı yeniden ayağa kaldırması söz konusu olabilecektir.

Mesela Bursa’da şehircilik açısından en önemli unsurlar, dağdan ovaya doğru beş parmak gibi akan derelerdi. Bu dereler şehrin içinde şırıl şırıl akar ve ovaya karışır, oradan Nilüfer nehrine dökülürdü. Bir dönem geldi, bu derelerin üzerini kapatmaya başladı belediye. Kapatıp yol yapıyor, kapatıp yol yapıyor. Halbuki bakın, Çarlığın başkenti Petersburg’da adamlar özel kanallar yapmış ve Neva nehrini kollara ayırıp şehrin içinden geçirerek denize öyle döktürmüşler. Şehir Amsterdam ve Venedik gibi bir kanallar şehri olmuş. Bunu yapmak için milyonlar döküyor Deli Petro. Bu kanalların hala ayakta kalması için uğraşıyorlar. Şehrin içinde hareketli bir unsur oluyor, serinlik, güzellik, yanında yeşillik geliyor. Kurt, kuş, ördek, balık orada yaşıyor.

Dünyada insanlar şehri tabiatla yeniden barıştırmaya uğraşırken, biz bu güzelim derelerin üstlerine asfalt döküp kurtulmuş sayıyoruz kendimizi. Bir zaman gelecek, onları ihya için tonlarca para harcamamız gerekecek. Bu tahribatın inşaallah bu gibi hassasiyetler geliştikçe duracağına inanıyorum.

Bütün olumsuzluklara rağmen bazı şeylerin de iyiye gittiğini söylemek durumundayız. Hanlar Bölgesi, mesela çok ihmal edilmişti. Şimdi bakıyorum, Osmangazi Belediyesi harıl harıl çalışıyor. Surlar onarılıyor, Hanlar Bölgesini ihya etmek için projeler hazırlıyor. Tophane’de 1940’larda yıkılmış bir Bey Kapısı vardı. Saltanat Kapası adıyla yeniden yapıldı.

Bunlar olumlu haberler. Demek ki, halkta Bursa hassasiyeti arttıkça olumlu çabaların da sayısı artacaktır. Endülüs’le ilgili cümlem karamsar gibi görünebilir ama tehlikeyi hissetmemiz için böyle radikal bir tespitte bulunmakta fayda görüyorum. Diriltebilirsek Bursa insanlığın iftihar tablosuna yazılabilecek bir kitabedir ama kaybedersek herkes kaybeder. Bunu böyle bilelim. Bursa’sız bir dünya kalbini yitirmiş demektir. Bakın Âşık Çelebi asırlar öncesinden nasıl bir imanla sesleniyor:

“Bursa’dur ki, yeryüzünün cenânıdur (kalbidir). Güya memâlik-i Rûm, bir kâleb-i beşerdür ki, Bursa anun canıdur.”

Yorumlar (0)
banner127
Namaz Vakti 24 Temmuz 2021
İmsak 04:01
Güneş 05:47
Öğle 13:15
İkindi 17:10
Akşam 20:33
Yatsı 22:12
16°
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30