banner129

banner124

banner67

29.07.2020, 17:04

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE NELER OLUYOR ? Altın, konut, otomobil, enflasyon, işsizlik ...

Küresel piyasalarda pandemi sonrasındaki toparlanma yol haritası henüz netlik kazanmadı. Dünyanın hiçbir bölgesinde pandemi kaynaklı sorunlar bitmedi. Türkiye’nin sorunları da olduğu gibi duruyor. Ülkemizde de diğer gelişmekte olan ülkelerde de sabit sermaye yatırımları durma noktasına geliyor iken bir toparlanma bile olsa 2020 yılındaki ekonomik küçülmenin bu şekilde devam etmesi mevcut sorunun 2021 ve 2022 yıllarına taşınması ihtimalini güçlendiriyor. Mevcut ekonomi yönetimi ise bu durumu telafi etmek için gözlemlediğim kadarıyla ilk fırsatta yeni bir yatırım programıyla kamu yatırımlarını arttırarak gelebilecek ve yaşanabilecek olumsuzlukları bertaraf etmeye çalışacak.

ENFLASYONDA YENİDEN HAREKETLENME BEKLENİYOR

Enflasyon rakamlarını inceleyecek olursak; TCMB’nin hedeflediği yıllık yüzde 5 rakamından uzak seyretmeye devam ediyor. Enflasyon son olarak  yıllık yüzde 12,62 olarak açıklandı.  Merkez Bankası, pandemi nedeniyle düşen petrol fiyatları ve  kısıtlanan ithalatın iç piyasa fiyatlarına sınırlı yansıyacağını düşünerek faiz indirebiliyordu.  Ancak alınan bazı ekonomik önlemler sonuç vermeye başlayınca İthalat tekrar artmaya başladı. İleride enflasyonun artacağı yönünde beklentiler güçlenmeye başladı. Nedenine bakacak olursak; İthalat artarken, bunu karşılayacak turizm kanalının tıkanması ve İhracatında sınırlı olmasından dolayı iktisadi faaliyetin yeniden canlanmasına bağlı olarak enflasyonda yeniden bir hareketlenme olacağı beklentisi kuvvetleniyor.

MERKEZ BANKASI ZOR DURUMDA

Merkez Bankası, 2013’ten beri eriyen rezervler ve 2018’de  kur şoku sonrasında rezervlerini yoğun bir şekilde kullanarak dövize müdahale etti ve  belli bir bant aralığında tutmaya çaba göstererek önlemler aldı. Sınırlı olan rezervler bu şekilde kullanılınca bu konu Türkiye’nin yumuşak karnı olmaya başladı. Çeşitli merkez bankalarıyla yapılan takas anlaşmaları, Çin ve Katar ile var olan anlaşmalar yetmemeye başladı. Merkez Bankası’nın 2009’dan beri uyguladığı politikaya baktığımızda, yurt içinde bankalardan alınan dövizlerle ve bunların bilanço dışı tutulmasıyla, aslında rezervlerin olduğundan daha yüksek gösterilmesi ile ilgili bir politika izleniyor.

Bu politika şu ana kadar normal bir şekilde işledi. Bankaların dövize erişimi mümkün olduğu sürece bu sistem işliyor. Ancak bu sisteminde yavaş yavaş sonuna gelindi. Geçmişten gelen ve pandemiyle birlikte Cumhuriyet tarihinin en yüksek ödünç alınmış dövizleri, altın üzerinden yapılan takaslarla birlikte Merkez Bankası’nın  55.3 milyar dolar bir yükümlülüğü var. Bu yükümlülükler oldukça kısa vadeli yükümlülükler. Merkez Bankası’nın manevra alanının kısıtlandığını ve müdahale alanının her geçen zamanda aşındığını görebiliyoruz.  Pandemi süresi boyunca elinden geleni yaptığını da söylemek mümkün. Bahsettiğim konularla ilgili olarak Türkiye’nin parasının kalmadığı veya tamamen iflasa süreklendiği gibi şeyleri gösterge olarak göremeyiz. Buradaki konu Merkez Bankamızın piyasada aktif olabilmesi veya kuru kontrol edebilmesi için ne kadar diğer Merkez bankalarından alınan ödünç dövizlere ihtiyacı olduğunu ve Ticari bankalardan alınan dövizlere bağımlı olduğunu gösterge olarak kabul etmemiz daha isabetli olacaktır. Merkez bankamızın zor durumda olduğu apaçık ortada ama bu yazdıklarımla, Türkiye hiçbir zaman finansman sorunlarını aşamaz diye düşünmek doğru bir yaklaşım değil.

2021’E KADAR FAİZ İNDİRİMİ BEKLENMİYOR

Bu bilgiler ışığında 23 Temmuzda toplanan Merkez Bankası geçen ay olduğu gibi faiz oranını sabit tuttu. Bu piyasanın beklediği bir karar oldu. Teknik açıdan bakıldığında enflasyonun yüzde 12’nin üzerinde olmasından dolayı faiz arttırması da beklendi. Pandemiyle ilgili yaraların hala açık olduğu bir ortamda yatırımcıların da ruh haline bakarak Merkez Bankası bu kararı almak zorunda kaldı. Zaten açıkladığı kararla enflasyonda yukarı yönlü bir risk olduğunu da açıkladılar. Benim beklentim yıl sonuna kadar bir faiz indirimi göremeyecek olmamız kaçınılmaz.

HAZİRAN AYINDA 190 BİN KONUT SATILDI

Bir diğer meseleye gelirsek, inşaat sektörü Türkiye’nin yan sektörlerini de besleyen uzun zamandan beri bu alanda ekonominin lokomotifi konumunda olan bir sektör. Kamu bankalarının eliyle konut kredisi Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir orandan yani 0.64 ten verilen faizlerle başlatılan kampanya ile haziran ayında 190 bin konut satıldı. 2019 yılı sonunda Türkiye’deki bankacılık hacmi 2.6 trilyon lira iken bugün geldiğimiz yerde hacim 3.3 trilyon Lira’ya yükseldi. 2019 yılında konut kredisi 199 milyar lira iken bugün geldiğimiz nokta 251 milyar lira. Maalesef yapılan faiz indirimleri tüketiciye yansımadı. Konut piyasasında  oluşan balon fiyatlandırmaya karşı resmi bir açıklama yapılmasa da düzenleme yapılacağı kesinleşti.

ALTIN NEDEN YÜKSELİYOR ?

Gündemdeki diğer bir konu Altın fiyatları. Avrupa Birliği’nin 750 milyar Euro’luk paketi karara bağlanmasıyla birlikte Altın rekor kırdı. Altın fiyatları, dünyadaki merkez bankaları para basmaya devam ettiği sürece de değer kayıplarının minimal olabileceğini söyleyebiliriz. Altının değer kaybetmesi teknik dirençler haricinde ancak COVID-19 aşısının bulunması ve risk iştahının artmasıyla beraber riskli varlıkların değer kazanmasıyla gerçekleşebilir. Yatırımlarınızı dikkatlice yapmanızı yatırım tavsiyesi vermeden yineliyorum.

KONUT VE OTOMOBİLDE BALON FİYATLAR OLUŞTU

Diğer bir husus, borsada hacim rekorlarının kırılması ya da endeksin zirveyi ulaşması gibi gelişmelerin nasıl bir arka planda gerçekleştiğinin görülmemesi. Konut ve otomobilde oluşan balonlaşma aslında borsada da oluşmaya başladı diyebiliriz. Borsamız; manipülasyonun fazlalaşıp yaygınlaştığı, bir yatırımcı kurumun tek bir hamleyle bütün sistemi alt üst edebildiği bir görünüm sergiliyor. Sermaye piyasalarının güçlü olması gerektiğini her zaman savunan biri olarak söylemem gereken SPK’nın küçük yatırımcıları koruyacak daha büyük ve eyleme dair bir düzenleme getirmesi.

İŞSİZLİK, RAKAMLARA YANSIMADI

Kısmi çalışma ve çeşitli kanunlarla rakamlara yansımayan işsizlik oranları dünya ve ülkemizde korkunç seviyelere ulaştı. Krediyle ötelediğimiz sorunlarımız ortada iken borsa yükselişiyle görmezden gelinen ekonomik sorunların ortadan yok olmasını bekleyemeyiz. Ortada çözülmesi gereken sadece ekonomik olarak değil her alanda çözülmesi gereken sorunlarımız var. Bana göre ülkemizin en büyük eksiği tepeden aşağıya doğru bir sistem sorunu. Ekonominin temelinde de insan olduğu için, toplumda aktif edemediğimiz ne kadar insanımız var ise; ekonomiye katılmasını sağlamak ve buna göre bir sistem kurmak mecburiyetindeyiz. Dünyada pandemiden sonra oluşacak yeni düzende ülkemizin yer alması  eğitim ve teknolojiye dayalı rasyonel çalışmalarımızla gerçekleşecektir.

 Geçmişte yapılan hatalar ve tecrübeler geldiğimiz noktayı bize özetliyor.  Umutsuz olup; öldük, bittik demek ve çaresizce beklemek yerine enerjimizi ve potansiyelimizi doğru yerlerde kullanmamızın zamanı geldi geçiyor bile…

Bir sonraki yazımda buluşmak dileğiyle..

Sevgiyle ve sağlıkla kalın…

                                                         

Yorumlar (10)
ORHAN 10 ay önce
Teşekürler Oğuzhan ekonomik tesbitleriniilgi ile takıp ediyor ve beğeniyorum
Yalcın ORHAN 10 ay önce
Tespitler çok yerinde ancak bu gerçekleri görecek yöneticiler ve gerçekçi politikalar uygulanacak bir iktidar yok malesef
İsmail 10 ay önce
İnanılmaz bana göre doğru tespitler. Harikasınız teşekkürler
ŞENNUR 10 ay önce
Hem akıcı hem de çok net karışık değil anlaşılır yazılmış bir yazı tebrik ederim
Cihan A. 10 ay önce
Ülkemizin bu karışık ve olmaması gereken ekonomi durumunu bukadar basit ve anlaşılır bir dil ile anlatabildiğiniz için sizi takdir ediyorum. Yazılarınızı dikkat ve önemle takip edip her kelimesine sonuna kadar hak veriyorum. Sizi dikkatle takip ediyorum. Tebrik ederim Oğuzhan bey.
Durdane 10 ay önce
Dikkatlice okudum hepsi çok önemli bilgiler tebrik ediyorum
Fatih 10 ay önce
Kalemine Sağlık
SERAP 10 ay önce
Kaleminize sağlık
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
banner127
Namaz Vakti 09 Mayıs 2021
İmsak 04:06
Güneş 05:47
Öğle 13:05
İkindi 16:58
Akşam 20:13
Yatsı 21:47
banner125
18°
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
BÜYÜKŞEHİR SEÇİMLERİNİ KİM KAZANIR ?
BÜYÜKŞEHİR SEÇİMLERİNİ KİM KAZANIR ?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 38 81
2. Fenerbahçe 38 79
3. Galatasaray 38 78
4. Trabzonspor 38 67
5. Hatayspor 38 60
6. Sivasspor 38 59
7. Alanyaspor 38 57
8. Gaziantep FK 38 55
9. Karagümrük 38 54
10. Göztepe 38 51
11. Konyaspor 38 48
12. Rizespor 38 45
13. Malatyaspor 38 44
14. Başakşehir 38 44
15. Kasımpaşa 38 43
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 38 40
18. Ankaragücü 38 38
19. Erzurumspor 39 37
20. Gençlerbirliği 38 35
21. Denizlispor 38 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 33 67
2. Giresunspor 33 67
3. Samsunspor 33 67
4. İstanbulspor 33 61
5. Altay 33 60
6. Altınordu 33 57
7. Ankara Keçiörengücü 33 55
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 33 47
10. Bursaspor 33 46
11. Bandırmaspor 33 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 33 35
14. Adanaspor 33 34
15. Menemenspor 33 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 33 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 33 67
3. Chelsea 35 64
4. Leicester City 35 63
5. West Ham 34 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 33 52
9. Leeds United 35 50
10. Arsenal 34 49
11. Aston Villa 33 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 34 41
14. Newcastle 35 39
15. Brighton 35 37
16. Southampton 34 37
17. Burnley 34 36
18. Fulham 34 27
19. West Bromwich 34 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Barcelona 35 75
3. Real Madrid 34 74
4. Sevilla 34 70
5. Real Sociedad 35 56
6. Villarreal 34 52
7. Real Betis 34 51
8. Athletic Bilbao 35 46
9. Granada 34 45
10. Celta de Vigo 34 44
11. Cádiz 35 43
12. Osasuna 35 41
13. Levante 35 39
14. Valencia 34 36
15. Getafe 34 34
16. Deportivo Alaves 35 32
17. Real Valladolid 34 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 35 30
20. Eibar 34 26