YAŞAM

Başkan Demir; “Bursa, Türkiye’nin üretim üssüdür; dönüşüm desteğinde öncelikli şehirler arasında yer almalıdır”

İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İMSİAD) Başkanı Şeref Demir, kentsel dönüşüm kapsamında açıklanan 3 milyon TL’ye kadar finansman desteği uygulamasında Bursa’nın yer almamasının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, Bursa’nın deprem gerçeğiyle yüzleşen ve dönüşüm ihtiyacı en yüksek şehirlerden biri olduğuna dikkat çekti.

Abone Ol

Bursa’nın sadece nüfus büyüklüğüyle değil, sanayi üretimi, ihracat kapasitesi ve ekonomik katkısıyla da Türkiye’nin stratejik şehirleri arasında bulunduğunu ifade eden Demir, böylesine kritik bir kentin dönüşüm desteklerinden yararlanmasının ülke ekonomisi açısından da önem taşıdığını söyledi.

“BURSA’DA DÖNÜŞÜM BİR TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUKTUR”

Bursa’da yaklaşık 122 bin riskli bina bulunduğuna dikkat çeken Demir, bu yapıların içerisinde yüz binlerce vatandaşın yaşamını sürdürdüğünü belirtti.

Demir, şunları söyledi:

“Bursa aktif fay hatlarının etkisi altında bulunan, sanayi ve nüfus yoğunluğu yüksek bir kenttir. Deprem riski yalnızca konutları değil, üretimi, istihdamı ve ekonomik sürdürülebilirliği de doğrudan ilgilendirmektedir. Bugün Bursa’da dönüşüm ihtiyacı taşıyan yapı stoğunun büyüklüğü göz önüne alındığında, kentsel dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluktur.”

Loading...

“BURSA’NIN GÜVENLİĞİ, TÜRKİYE EKONOMİSİNİN GÜVENLİĞİDİR”

Şeref Demir, Bursa’nın otomotivden tekstile, makineden kimyaya kadar birçok sektörde Türkiye’nin üretim merkezlerinden biri olduğunu belirterek, olası bir depremde yaşanacak kayıpların sadece Bursa’yı değil ülke ekonomisini de etkileyeceğini vurguladı.

“Bursa bugün Türkiye’nin en büyük ihracatçı şehirlerinden biridir. Üretimin kalbi konumundaki bu şehirde yaşanabilecek büyük bir afetin ekonomik etkileri ulusal ölçekte hissedilecektir. Bu nedenle Bursa’nın dirençli hale getirilmesi yalnızca yerel değil, aynı zamanda milli bir meseledir.”

“VATANDAŞ DÖNÜŞÜM İSTİYOR, FİNANSMAN DESTEĞİNE İHTİYAÇ DUYUYOR”

Mevcut ekonomik koşulların vatandaşların dönüşüm kararlarını zorlaştırdığını belirten Demir, özellikle orta gelir grubunun güçlü finansman modelleri olmadan sürece dahil olmasının her geçen gün daha da güçleştiğini ifade etti.

“Vatandaşlarımız yaşadıkları binaların risk taşıdığının farkında. Ancak artan inşaat maliyetleri ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar nedeniyle dönüşüm kararları erteleniyor. Açıklanan kredi destekleri bu noktada önemli bir fırsat sunuyor. Bursa gibi yüksek risk taşıyan şehirlerin de bu destek mekanizmalarından yararlanması büyük önem taşıyor.”

“BURSA İÇİN ÖZEL BİR KENTSEL DÖNÜŞÜM SEFERBERLİĞİ GEREKİYOR”

Bursa’nın yapı stoğu, nüfus yoğunluğu ve ekonomik önemi dikkate alınarak merkezi yönetim, yerel yönetimler ve sektör temsilcilerinin ortak hareket edeceği özel bir dönüşüm modeli geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Demir, sürecin yalnızca finansmanla değil planlama ve koordinasyonla da desteklenmesi gerektiğini söyledi.

“Bursa’nın dönüşümü sadece binaların yenilenmesi anlamına gelmiyor. Bu süreç, milyonlarca insanın yaşam güvenliğini, şehir ekonomisini ve gelecek nesillerin yaşam kalitesini doğrudan ilgilendiriyor. Finansman desteği, hızlı ruhsat süreçleri, rezerv alan üretimi ve güçlü koordinasyonla Bursa çok daha kısa sürede güvenli yapılaşmaya geçebilir.”

“DEPREMİ BEKLEMEDEN HAREKETE GEÇMELİYİZ”

Demir açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:

“Deprem olduktan sonra yapılacakların bir sınırı vardır. Asıl başarı, afet gerçekleşmeden önce gerekli adımları atmaktır. Bursa’nın dönüşüm ihtiyacı ortadadır. Şehrimizin üretim gücü, nüfus yoğunluğu ve deprem riski dikkate alınarak dönüşüm desteklerinin kapsamı yeniden değerlendirilmeli ve Bursa bu sürece güçlü şekilde dahil edilmelidir. Çünkü Bursa’nın güvenliği, Türkiye’nin geleceğine yapılacak en önemli yatırımlardan biridir.”