ABD ve İran arasındaki artan gerilim, yatırımcıların güvenli liman varlıklara yönelmesine yol açtı. Bu gelişmeler özellikle altın fiyatlarının yönünü belirleyen temel faktörler arasında yer aldı. Analistler, ABD’nin mali, ticaret ve dış politikalarındaki belirsizliklerin devam etmesi durumunda güvenli liman talebinin artabileceğine dikkat çekiyor.
ABD’de enflasyonda görülen yavaşlama ve 10 yıllık tahvil faizlerindeki gerileme de altının yükselişini destekledi. Çin’de “Ay Yeni Yılı” tatilinin sona ermesi ve dolardaki zayıflama, altın talebini artıran diğer unsurlar oldu. Özellikle ABD Yüksek Mahkemesi’nin bazı “acil durum” tarifelerini yasaya aykırı bulması sonrası dolardaki değer kaybı, yatırımcıların güvenli liman varlıklara yönelmesini hızlandırdı.
Teknoloji şirketlerinden Nvidia’nın son bilançosu da risk iştahını artırsa da doları zayıflatmasıyla altına talebi güçlendirdi. Nvidia, üç aylık dönemde gelirini yıllık yüzde 73 artırarak 68,1 milyar dolara, net karını ise yüzde 94 artırarak 42,96 milyar dolara yükseltti.
Merkez bankalarının devam eden altın alımları da fiyatları destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Bu gelişmelerle, şubat ayında altının onsu 5 bin 280 dolardan kapanarak yüzde 8,9 değer kazandı ve 53 yıl sonra ilk kez yatırımcısına yedi ay üst üste kazandırdı. Ocak ayında yüzde 12,4, Aralık’ta yüzde 2,2, Kasım’da yüzde 5,4, Ekim’de yüzde 3,7, Eylül’de yüzde 11,9 ve Ağustos’ta yüzde 4,8 artış kaydedilmişti.
İtalya merkezli bankacılık grubu Intesa Sanpaolo’nun Kıdemli Emtia Ekonomisti Daniela Corsini, yükseliş ivmesinin azaldığını ancak fiyatların çeşitli faktörlerle desteklendiğini belirtti. Corsini, merkez bankalarının altın alımlarının önceki yıllardaki rekor seviyeler kadar hızlı olmasa da devam ettiğini, perakende yatırımcıların ise yükseliş fırsatını kaçırma endişesiyle altın alımlarına devam ettiğini ifade etti.
Corsini ayrıca, ABD doları destekli stablecoin ihraççılarının ABD Hazine tahvilleri ve altın gibi rezerv varlıklarının önemli alıcıları haline geldiğini vurguladı. New York merkezli Oanda’nın Kıdemli Piyasa Analisti Kelvin Wong ise, ABD 10 yıllık tahvil faizlerindeki düşüşün, faizsiz bir varlık olan altının fırsat maliyetini düşürdüğünü ve bu durumun altında toparlanmayı desteklediğini belirtti.





