banner201

banner177

banner193

ZANAATINI SANATA DÖNÜŞTÜREN İSİM: HAMDİ GÜNER

Çocukluk hayali olan terzilik mesleğini yarım asırdır ilk günkü aşkla sürdüren ünlü terzi Hamdi Güner, en büyük arzusunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a takım elbise dikmek olduğunu söyledi.

BURSA 04.03.2024, 10:00
ZANAATINI SANATA DÖNÜŞTÜREN İSİM: HAMDİ GÜNER

ÖMER KARAKAYA- ÖZEL HABER 


Türkiye’nin yetiştirdiği sayılı zanaatkarlardan biri olan terzi Hamdi Güner, Bursahaberdar’a özel açıklamalarda bulundu. 1955 yılında hayata gelen ve 2 yıl sonra ailesi ile birlikte Makedonya’nın Üsküp şehrinden Bursa’ya göç eden Hamdi Güner geride kalan 69 yıllık hayat serüveninde filmlere konu olacak birçok anı yaşadı. İcra ettiği mesleği ile yıllar içinde ünlenen Güner, bugüne kadar birçok devlet adamı, sanatçı, sporcu, akademisyen ve iş insanını giydirdi. Ürettiği el emeği ürünlerle, birçok başarı ödülü kazanan Güner, aradan geçen uzun yıllara rağmen mesleğini ilk günkü aşkla yapıyor.

“USTAM, ÜNLÜ BİR TERZİ OLACAĞIMI SÖYLEMİŞTİ”

İlkokul çağlarında bir çocukken terzi olma hayali ile yaşadığını ifade eden Güner, “İlkokulda öğretmenimiz “büyünce ne olmak istiyorsunuz?” diye bir soru sormuştu. 49 kişilik sınıfta bir tek ben terzi olmak istediğimi söylemiştim. Bunu duyunca arkadaşlarım da hocam da şaşırdı ve esprili yorumlarda bulundular. Terzi olmak benim için çocukluk hayaliydi. O yıllarda nerede bir terzi dükkanı görsem heyecanlanırdım. İlkokul bitince babamla konuşup, bu hayalimi gerçekleştirmek istediğimi söyledim. Sonrasında birçok terzi gezdik. Sonunda beni anlayan bir usta çıktı ve babama “ilerde bu çocuk çok ünlü bir terzi olur” dedi. O gün başlayan meslek hayatımda hedeflediğim her şeyi başardım. Birçok güzel insan tanıdım, binlerce anı biriktirdim. En büyük hedefim ise Sn. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a elbise dikmek. Meslek hayatımla ilgili tek hedefim olarak bunu başarmak kaldı. Bunu da başaracağıma inanıyorum” dedi.

“BİR TAKIM ELBİSEYE 80 İLE 100 BİN ARASI İĞNE ATILIYOR”

 

Bursa’da ilk dükkanını 1977 yılında açtığını ifade eden Güner, terzilik mesleğinin inceliklerini anlattı. “İnsanoğlu aç yaşayamaz, insanoğlu çıplak gezemez” diyen Güner, “Giyinmek denildiğinde akla iki alternatif geliyor; örtünmek için giyinmek ve zevk için giyinmek. Kişinin kartviziti kıyafetidir. Müşterilerime elbise dikerken, ilk önce kişilik analizi yaparım. Ben bunu yaparken müşterimiz farkına varmaz ama sorduğum sorularla onun zevklerini öğrenirim. Elbise dikerken birçok veriyi yan yana getiriyoruz. Kişinin boyu, kilosu, teni, göz ve saç yapısı. Bunların hepsi analiz yeteneği ister. Vücudun anatomik yapısına uygun bir elbise dikemezseniz, o elbise kişinin üzerinde güzel durmaz. Kıyafet kişinin kartvizitidir. Giyen kişiyi her anlamda yansıtması gerekir. Bu elbiseyi ortaya çıkarmak da büyük bir tecrübe ve ustalık ister. Bugün bir takım elbiseye; bedene göre 80 ile 100 bin arası iğne atılıyor. Buradaki emeği düşünebiliyor musunuz? Her kumaşında kendi göre farklı bir işçiliği vardır. Yün kumaşın ayrı, ipek kumaşın ayrı, polyesterin ayrı ayrı işçiliği vardır. El emeğini fabrikasyondan ayıran en büyük özelliklerde bunlardır” diye konuştu.

“MESLEĞİMİ 83 YAŞINA KADAR DEVAM ETTİRMEK İSTİYORUM”

Meslek hayatını 83 yaşına kadar devam ettirmek istediğini ifade eden Usta Güner, “Bugüne kadar Allah bana istediğim her şeyi nasip etti. Şu an en büyük duam; mesleğimi 83 yaşına kadar sürdürmek. Telefon numaramda benim için özel olan 2 numara var. Bunlardan birisi 16, birisi 83. Bursa plakası ve 16 Haziran’ın doğum günüm olması nedeniyle telefon numaramın içinde 16 rakamının bulunmasını istedim. 83 numarasını da özellikle seçtim. O yaşıma kadar Allah ömür verirse bu aşık olduğum mesleğimi icra etmek istiyorum. Arkamda bırakacağım birçok güzel anı var. Hatıralara ve insanlara çok değer veriyorum. Bu yüzden dükkanımda bir şeref defterim vardır. Buraya gelen her müşterim o defterin içine benimle ilgili duygu düşüncelerini yazar. Bunun yanında bir de kendisinden bana hatıra hediye bırakır. Dükkanım hediyeler, hatıralar, fotoğraflarla dolu. Yaşanan yılların en güzel hatıraları bu dükkanda.” İfadelerini kullandı. 

“25 BİN LİRA MAAŞLA KALFA BULAMIYORUM”

Bir elbisenin oluşma süresinde kumaşın büyük önemi olduğunu ifade eden Güner, “İpekli ve yünlü kumaşları dikmek oldukça zordur. Bu kumaşları kıyafete dönüştürmek için belli aşamalardan geçirmek zorundasınız. Bir elbiseyi, 1 hafta, 10 gün ya da 15 günde dikebilirsiniz. Elbisenin hakkı neyse ona o kadar süre ayırmanız gerekir. Önemli olan hangi kıyafetin hangi ortamda giyilmesi gerektiğini bilmek ve buna göre bir eser ortaya çıkarmak. Bizim mesleğimiz; her detayı ile büyük bir ustalık istiyor. Bugün 25 bin lira maaşla çalıştıracak kalfa bulamıyorum. Çünkü bu meslek herkesin yapabileceği bir meslek değil. Özen ister, tecrübe ister en önemlisi de sevgi ve aşk ister. Bizim gibi zanaatkarları da farklı kılan budur. Bizler mesleğimize aşık insanlarız.” dedi.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 20 Nisan 2024
İmsak 04:41
Güneş 06:13
Öğle 13:08
İkindi 16:52
Akşam 19:53
Yatsı 21:19
12
kapalı
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P