Dünya ekonomilerinin zor dönemden geçtiği şu günlerde ABD ve Çin’den peş peşe gelen enflasyon açıklamaları, Karadeniz’de  Türkiye tarihin en büyük doğalgaz rezervi keşfinin ardından  JP Morgan’ın “Dolar satın TL alın” açıklamalarını,  Merkez Bankası rezervlerini ve dünya ekonomisini değerlendireceğimiz yazımıza başlayalım.  

ABD'de FED Başkanı Powell Jackson Hole’nin ekonomi politikası sempozyumundaki konuşmalarını özetleyecek olursak altı çizilecek en önemli başlık, enflasyon riskiydi. FED her 5 yılda bir enflasyon oranını yüzde 5'de tutmak istiyor. Bu konuda da başarılı oldukları söylenemez.  COVID-19 sebebiyle enflasyonu bu oranda tutmak onlar için hayli zor oldu. Powell’ın konuşmasından da şu sonucu çıkarabilmek mümkün. ABD, FED tarafından 6 aylık pandemi döneminde; 2008 krizini bile sollayacak,  tarihlerinde rekor denebilecek derecede para bastılar. Powell'ın sempozyumdaki konuşmasının parasal sistemi değiştirip parasal genişlemeye daha farklı perspektif oluşturup piyasaları sözlü olarak yönlendireceklerinden bahsetti. ABD'de borsadaki endeksler bu konuşmadan sonra yükselmiş oldu.

ÇİN VE ABD’DE PEŞ PEŞE ENFLASYON AÇIKLAMALARI

 FED Başkanı enflasyonu dengelemeye gideceklerine dair adım atacaklarını söylediyse algı şu olmalı; önümüzdeki sonbahar ve kışa doğru kendi ülkemiz ve diğer ülkelerde enflasyonist vakalarla karşılaşabiliriz. Bu açıklamalar yapıldığı esnada Çin Merkez Bankası (PBoC) dan da benzer bir açıklama geldi. “Enflasyon konusunda daha dikkatli olmalıyız!”  ABD ve diğer ülkelerde COVID-19'un kontrolden çıktığı gibi Türkiye’de de yavaş yavaş bu kontrolsüzlüğü görmeye başlıyoruz.  Ekim ayından itibaren sosyal alanda ve piyasa anlamında çok daha zorlu günlerin olacağı tahmin ediliyor. Sözün özü,  süper güçlerin bu açıklamalarla bir şeylerin hazırlığına gittiğini ve plan yaptığını görebiliyoruz.

JP MORGAN, “DOLAR SATIN TL ALIN”

 Dünyanın en büyük yatırım bankalarından JP Morgan'ın “Dolar satın, TL alın.”  tavsiyesi ülkemizde kuru gerileten piyasalarımızın olumlu tepki verdiği önemli bir gündem oldu. Tabi sadece tavsiye etmekle kalmayıp işlemi trade ederek açmışta oldu. Kur'un 6,78 ve 5,50 hedefiyle Dolar kurunun 7,65 seviyesine gelirse bu işlemi bozacağını 7,1890'ın kırılmasıyla istenilen hedefe gelebileceği tavsiyesini iletti. Uzun zamandır yurt dışından TL  hakkında olumlu bir haber gelmiyordu. Bu tavsiyenin en temel nedeni Türkiye'nin Karadeniz’de ciddi büyüklükte doğalgaz rezervi bulmuş olması. Bu kısa vadede işlemin zamanlaması ve yatırım maliyetinden dolayı kısa vadede olmasa da orta ve uzun vadede enerji ihtiyacının bir miktarının karşılanması, cari açığın bir miktar kapanması ve Türkiye’nin dolar ihtiyacının bir miktar azalması şeklinde yorumlanmasından kaynaklanıyor. 350 milyar metreküp doğalgazdan iki katmandan daha çok doğalgaz kaynağı bulunması ile Türkiye Karadeniz’de ve Akdeniz’de başka rezervler bulabilirse JP Morgan'ın senaryosu devreye girebilir. Tabi bu yazımdan “Dolar düşecekmiş” yorumu yapılmasını tavsiye etmiyorum. Önümüzdeki sonbahar ve kış aylarında COVID-19’un etkisiyle yasaklar ve ekonomilerin kapatılması durumu oluşursa; dolar kurunda 8’in üzerine doğru ataklar görebiliriz.

BANKALAR FAİZ ARTTIRABİLİR

Ülkemizde de bu ay Merkez Bankası faiz artırımını pas geçti. Bunun sebebi artık ekonomi yönetimi, kuru sabit tutmak yerine rekabetçi kura geçileceğini bildirmesiydi. Net rezervleri eksilerde olan Merkez Bankası  kura yeterli müdahale gücünün olmaması ve yeterli döviz rezervi bulunmamasından dolayı bu politikayı uyguluyor. 11 milyar dolar gibi de döviz kaynağına ihtiyacı var. Politika faizi düşmese de banka faizlerinin artacağına dair emareler mevcut. Kredi faizlerinin yüzde 15-20 bandı arasında olasılığı gün geçtikçe beklenti olarak artıyor. Faizlerin bu kadar düşük olmaması gerektiği için Merkez Bankası politika faizlerini artırmakta direndikçe bankalara ve piyasalara verdiği TL'nin maliyetini üstü kapalı bir şekilde artırıp faiz yükseltmiş olacak. Bu sebepten dolayı piyasamızda fonlama maliyetleri artacak daha doğrusu artmak zorunda kalacak.

MERKEZ BANKASIN ALTIN REZERVİNİ GÜÇLENDİRDİ

Merkez Bankası’nın pandemiden önce ve sonrasında Brüt rezervlerinin içinde altın stokları gözükmemekte.583 ton ile Merkez Bankamız dünyada on birinci altın rezervine sahip. Merkez Bankamız 2011 yılından itibaren döviz rezervleri azalsa da Altın rezervlerini sürekli güçlendirmiş oldu. Bunu da ülkemizin önümüzdeki pandemi ve küresel krize karşı geliştirmiş olduğu bir strateji.

ENFLASYONİST BASKILAR, FAİZLERİN YÜKSELMESİ, KUR ATAKLARINI YAŞAYABİLİRİZ

Paranın, finansal piyasaların,  şeklinin değişeceği; altın, gümüş, paladyum, platin gibi madenlerin değer kazanabileceği, teknolojinin ve yapay zekanın ilerlediği kısacası bilginin ön plana çıktığı bir çağa doğru ilerliyoruz. Hayatta bu şekilde olasılıklar üzerine doğru atı oynayan bu zor zamanları daha az hasarla atlatabilecek. Bizim üzerimize düşen ise sabırla çalışmak…

Sabır acı olsa da meyvesi tatlıdır diyelim..

Sağlıkla ve sevgiyle kalın...Bir sonra ki yazımda buluşmak dileğiyle…