banner129

banner124

banner67

"İMAM HATİPLER, İLAHİYATLAR DEİST ÜRETİYOR"

Yazar, Abdurrahman Dilipak gündeme konu olacak bir açıklama yaptı. Dilipak, yazısında imam hatip okullarının ve üniversitelerin ilahiyat fakültelerinin deist düşünceli kişileri ortaya çıkardığını ifade etti ve tepki gösterdi.

GÜNDEM 18.04.2021, 15:57
"İMAM HATİPLER, İLAHİYATLAR DEİST ÜRETİYOR"

DEİST NE ANLAMA GELİR ? 

İnanışın tanımlanmasında kullanılan doğal din ya da doğal inanç kavramları, hiçbir aracı olmaksızın sadece akıl yoluyla kavranabilecek yalın bir Tanrı inancını belirtir. Bu inancı benimseyen kişiye deist denir.

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak "İmam hatipler, ilahiyatlar deist üretiyor! Proje İHL'lerde 'asrın idrakine İslamı söyleten' gençler değil, 'asrın idrakine uygun bir İslam yorumu' geliştiren gençler yetişiyor" ifadelerini kullandı.

"Açtığınız okullarda pozitivist kafalı öğreticiler kendilerine benzeyen öğrenciler yetiştiriyorlar" ifadelerini kullanarak televizyonlara çıkan ilahiyatçıların materyalist düşünceye göre konuştuğunu belirten Dilipak, yazısında şöyle devam etti:

"Ekrana çıkan İlahiyatçının kafası bile Pozitivist bir kafa. “ Bilim” diye Pozitivist aklın ürünü bir nazariyeyi mutlak hakikatmiş gibi alıp, Kur’an-ı Kerim’deki ayetleri, hadisi te’vil ederek fetvaya dönüştürebiliyor. Fetva’yı da, o kişinin ferdi mütalaasını, başkalarının kabul etmek zorunda oldukları muhkem bir hükümmüş gibi açıklayabiliyor. Sokaktaki, bu işten habersiz bir kişi de, Fetvası olan bir şeyi caizmiş gibi görebiliyor. Bu kafa ile gidersek, yolun sonunda yasaklayamayacağımız ya da meşru ilan edemeyeceğimiz hiçbir şey kalmaz. Zaten artık Allah’ı (cc), kitabı, resulü, akaidi, her şeyi  tartışabiliyoruz. Bana bir sufi, bir sünni, bir şii, bir selefi, bir de vehhabi, kendini cemaat diye tanımlayan grublardan da birer kişi gelsin, bir konuyu müzakere etsinler de ondan bir sonuç elde edelim, bu mümkün mü? Zaten bizim ittifakımız, ittihadımız vahiy temellidir. Risalet vahiyle sabit bir konudaki hükmün uygulaması, açıklaması ile ilgilidir. Din de “Allah, Resül ve Kitab”la sınırlıdır. Diğer hiçbir şey mutlak değildir, olanlar beşeri yorumlardan ibarettir. Onlar da doğrulanabilir ve yalanlanabilir şeylerdir. Bu temel değerlere aykırı olmayanlar arasından insanlar tercihte bulunabilirler. Mesela parmağı kanayan insanın abdestinin bozulup bozulmaması konusunda, iki karşı görüş vardır. İkisi de aynı derecede doğru kabul edilir. Dileyen dilediğini seçer. Bu gibi konularda bu dünyada tartışıp durduğumuz şeylerin hakikatini Allah bize öbür dünyada gösterecektir. Bu dünyada tercih ve uygulama konusunda, fetvayı veren ve uygulayanın aklından geçenleri Allah bilmektedir ve hüküm ona göre olacaktır. Zaten nas ile sabit bir konuda da içtihad olmaz. "

Dilipak yazısında, dikkat çeken değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:

"Şu da göz önünde tutulmalı ki, içtihad yapacak zatın ilim yanında ehli hal ve akt hali ve Allah’a verdiği söze sadakatı son derece önemlidir. “Beşik üleması”, “Ümera üleması”, “Mütrefinlerden, Müstekbirlerden yana biri” olmamalı. İçtihadlar genellikle kendi zamanının sorununu, o zamana aid bilgi, imkan ve şartlara göre çözen yorumlardır. Bugüne dair yorumda bulunurken dahi, o günkü yorumların delil, usul ve hükmün dayandığı ihtiyaç ve olguların dikkate alınması gerekir.

Bu anlamda “Din büyüklerini İlah ve Rab edinmeme” ilkesine riayet gereklidir. Bu ilke Diyanet ve İlahiyat, ya da Cemaat ve Kanaat önderleri için de geçerlidir. Bunlar bize bir şey söylediklerinde, üzerinde düşünmeden, araştırmadan, sırf onlar dedi diye, o hükmü olduğu gibi doğru kabul etmek, bu onları “İlah: Hüküm koyucu”, “Rab: Terbiye edici” konuma yükseltmek anlamına gelebilir. Yoksa birileri rüşvete, torpile, yetim malına el uzatmaya, zulme, fahşaya fetva verebilir. Geçmişte olan bugünde, gelecekte de olabilir. Ümeranın talimatı her zaman “Ulül emre iteat”ile açıklanamaz. Masiyette iteat yoktur. İteat şartı “Sizden olana”dır. “Sizden olan”, sadece “sizin dininizden olan, ya da sizin kavminizden olan” değil, “sözleşme”ye sadakatla birlikte, yetkisini sizden alan ve size hesap veren, malınızı, canınızı, namusunuzu, aklınızı, inancınızı ve neslinizi korumayı esas alan şarta bağlıdır. Bu şartlar “sözleşme” dediğimiz, yaratılış gayesi olan “Galu bela”daki sözleşme yanında,

"Sekülerleştik, materyalistleştik'' 

Dünyaya gönderilme gayesi olan Fıtratın korunması, Vahiyde, Fıtrat yanında, iman edenler ve diğer insanlarla ilişki konusundaki ölçülere bağlılığın ötesinde, “Biad” dediğimiz, kendi aramızda “Cenneti satın alan ahidleşme” ve diğer insanlarla ise, İlahi çerçevenin dışına çıkmadan kendi aramızdaki uzlaşıya dayalı toplumsal sözleşmeye göre olacaktır. Korkarım bu sınırları çok fazla zorladık. “İman ettik demekle yakamızın bırakılıvereceğini sandık ve savrulduk. Bugünkü o pozitivist akıl, bizi Sekülerizmin batağına sapladı. Dünyevileştik. METAryalist olduk. Evet Laikliğe direnirken Sekülarizmin, MATERYALizme karşı direnirken METAryalizmin  kucağına düştük.

Allah’ın dini, yeri-göğü, ölümü ve hayatı açıklar. Bizim yaşadığımız din, karı ile koca arasındaki ihtilafı bile çözmüyor. Din, tarih ve gelenek magazinleşti, içi boşaltıldı, ritüel, seremoni ve ikonalara indirgendi. Dönüştürelim derken, biz de dönüştük, dini de dönüştürdük. Din ve devlet büyükleri, modern dünyanın imkanları, o dünyanın kavram ve kurumları ile konuşuyorlar ve bize ahireti değil, sürekli dünyayı, imkanları anlatıyor ve bize o yönde bir gelecek vaad ediyorlar. Bize ahireti, ahirete giden yolda cihadı, çileyi, sabrı, direnişi anlatmıyorlar. Din servet ve iktidar aracı olarak kullanılıyor bu akılla yetişen insanlar tarafından. Kaderden, rızıgtan, ecelden söz eden yok sanki. Hani Allah bizi mallarımız, canlarımız, sevdiklerimizle, kimi zaman artırarak, kimi zaman eksilterek imtihan edecekti. Hani olduğumuz gibi idare olunacaktır. Partiler, liderler, kanaat önderleri sanki göklerin hazinesinin anahtarları kendi ellerinde imiş gibi bize gelecek vaad ediyorlar. Sahip olduklarımız ise onların bir atıfeti imiş gibi anlatıyorlar.

"Akıl insanları deist yapıyor'' 

Evet, bu akıl insanları DEİST yapıyor. Eğer hiçbir şeye karışmayan, kurguladığı dünyaya sırtını dönüp, onları unutan bir Tanrıdan söz ediyorsanız, Şeytanlar onun yurdunu işgal etti. O zaman ya varlığından haberdar olmadığınız ve sizi unutan bir Tanrı yerine Şeytanla ilişki kurmayı deneyebilirsiniz. Ya da POZİTİF akılla çözemediğiniz bir problem karşısında konuyu araştırılması gereken, şu an için bilinmez olan bir konu olarak görüp AGNOSTİK olabilirsiniz. Bakıyorsunuz, her kafadan bir ses çıkıyor. Dini inanışlar birbirini yalanlarken, aynı dinin mensupları da birbirini yalanlıyorsa POZİTİVİST, RASYONALİST akılla yetiştirdiğiniz, “Allah’ın varlığının delilleri”ni ise Agres Morisson mantığı ile pozitif kurallara bağlama gereği duyuyorsanız o insancık niye SEPTİK olmasın ki! Bu sebebledir ki, İmam Hatipler, İlahiyatlar Deist üretiyor! Özellikle de “PROJE İHL”lerde “Asrın idrakine İslamı söyleten” gençler değil, “Asrın idrakine uygun bir İslam yorumu” geliştiren gençler yetişiyor. PİYASA’nın arzı da, talebi de o yönde çünkü. Oysa biz Köy Enstitülerinden korkuyorduk, onlar bizi laikleştiremedi, ama biz bu sayede Yeşil Seküler bir gençlik ürettik. Şu CoVID süreci bile sadece bedenimizi ve aklımızı değil, imanı anlamda nefsimizi ciddi şekilde hasta etti, yaraladı. Hepsi böyle değil kuşkusuz, ama durum ortada. Selâm ve dua ile."

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 09 Mayıs 2021
İmsak 04:06
Güneş 05:47
Öğle 13:05
İkindi 16:58
Akşam 20:13
Yatsı 21:47
banner125
16°
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
BÜYÜKŞEHİR SEÇİMLERİNİ KİM KAZANIR ?
BÜYÜKŞEHİR SEÇİMLERİNİ KİM KAZANIR ?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 38 81
2. Fenerbahçe 38 79
3. Galatasaray 38 78
4. Trabzonspor 38 67
5. Hatayspor 38 60
6. Sivasspor 38 59
7. Alanyaspor 38 57
8. Gaziantep FK 38 55
9. Karagümrük 38 54
10. Göztepe 38 51
11. Konyaspor 38 48
12. Rizespor 38 45
13. Malatyaspor 38 44
14. Başakşehir 38 44
15. Kasımpaşa 38 43
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 38 40
18. Ankaragücü 38 38
19. Erzurumspor 39 37
20. Gençlerbirliği 38 35
21. Denizlispor 38 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 33 67
2. Giresunspor 33 67
3. Samsunspor 33 67
4. İstanbulspor 33 61
5. Altay 33 60
6. Altınordu 33 57
7. Ankara Keçiörengücü 33 55
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 33 47
10. Bursaspor 33 46
11. Bandırmaspor 33 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 33 35
14. Adanaspor 33 34
15. Menemenspor 33 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 33 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 34 70
3. Chelsea 35 64
4. Leicester City 35 63
5. West Ham 34 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 33 52
9. Leeds United 35 50
10. Arsenal 34 49
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 34 41
14. Newcastle 35 39
15. Brighton 35 37
16. Southampton 34 37
17. Burnley 34 36
18. Fulham 34 27
19. West Bromwich 34 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Barcelona 35 75
3. Real Madrid 34 74
4. Sevilla 34 70
5. Real Sociedad 35 56
6. Villarreal 34 52
7. Real Betis 34 51
8. Athletic Bilbao 35 46
9. Granada 34 45
10. Celta de Vigo 34 44
11. Cádiz 35 43
12. Osasuna 35 41
13. Valencia 35 39
14. Levante 35 39
15. Getafe 35 34
16. Deportivo Alaves 35 32
17. Real Valladolid 35 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 35 30
20. Eibar 35 29