Sevginin ifade edilmesini teşvik eden bu özel gün, her yıl 14 Şubat’ta çiçek, hediye, mesaj ve sürprizlerle kutlanırken, aynı zamanda ekonomik, kültürel ve sosyal yönleriyle de öne çıkıyor.

Sevgililer Günü’nün kökeni, Roma İmparatorluğu dönemine kadar uzanıyor. Rivayetlere göre günün temeli, 3. yüzyılda yaşayan din adamı Aziz Valentinus’a dayanıyor.

Dönemin Roma İmparatoru Claudius II, evli erkeklerin savaşta daha isteksiz olduğunu düşünerek genç askerlerin evlenmesini yasakladı. Ancak Aziz Valentinus, bu yasağa karşı çıkarak çiftleri gizlice evlendirmeye devam etti. Bu nedenle tutuklanarak 14 Şubat’ta idam edildiği ve bu tarihin sevginin sembolü haline geldiği kabul ediliyor.

Bazı tarihçiler ise Sevgililer Günü’nün kökenini, antik Roma’da baharın gelişini kutlamak amacıyla düzenlenen Lupercalia Festivali adlı festivale dayandırıyor. Zamanla bu gelenek Hristiyanlık etkisiyle dönüşerek romantik anlam kazandı.

Sevgililer Günü nasıl yaygınlaştı?

Sevgililer Günü’nün romantik bir gün olarak kutlanması özellikle Orta Çağ Avrupa’sında yaygınlaştı. 18. yüzyılda İngiltere’de çiftlerin birbirine kart göndermesi gelenek haline geldi, 19. yüzyılda ise sanayi üretimiyle birlikte ticari boyut kazandı.

Suça Sürüklenen Çocuklar Konusu İçişleri Bakanlığı’nda Görüşüldü
Suça Sürüklenen Çocuklar Konusu İçişleri Bakanlığı’nda Görüşüldü
İçeriği Görüntüle

Türkiye’de Sevgililer Günü

Sevgililer Günü, Türkiye’de özellikle 1980’li yıllardan sonra yaygınlaşarak popüler kültürün önemli parçalarından biri haline geldi. Günümüzde çiftlerin yanı sıra aile bireyleri ve arkadaşlar arasında da kutlanan bu özel gün, çiçekçilikten hediyelik eşya sektörüne kadar birçok alanda ekonomik hareketlilik oluşturuyor.

Uzmanlara göre Sevgililer Günü yalnızca romantik ilişkilerle sınırlı değil; sevgi, bağlılık ve paylaşım duygularını hatırlatan sosyal bir gün olarak değerlendiriliyor.