“Değer, miktardan önce mi gelir?”

Bir işe yarayan şey, işe yaramayan çok sayıdaki şeyden daha mı kıymetlidir?

“Bir taze ekmek, bir kamyon dolusu küflü ekmekten daha mı değerlidir?”

Bir gerçek dost, onlarca çıkarcı tanıdıktan değerli midir? “Kalabalık güvenin garantisi midir?”

İyi bir fikir, işe yaramayan yüzlerce fikirden daha mı kıymetlidir?

Her fırsat değerlendirilmeli midir? “Her alkış takdir midir veya her eleştiri düşmanlık mıdır?”

Her eksilme zarar mıdır? Her çoğalma zenginlik midir? Her değerli görünen gerçekten değerli midir?

Her sessizlik huzur mudur? Yoksa her konuşan doğruyu mu söyler? Bazen gerçeği gizlemek için konuşmaz mı insan?

Onlarca çalışanı olup verim üretemeyen bir şirket, “işini sahiplenmiş” birkaç iyi çalışanı olan bir şirket kadar sağlam değil midir? Soruyu başka türlü soralım. Çalışan sayısı başarının garantisi midir?

Bir kamyon dolusu küflü ekmek, sadece israfı büyütmez mi?

Yüzlerce müşteriyle çalışıp para kazanamayan bir işletme, kârlı çalışan birkaç sadık müşteriye sahip bir işletmeden daha mı güçlüdür?

Elindekilerin sayısını artırmaya çalışmak yerine, değerini artırmaya odaklanmak gerekli midir?

“Hayatımızda, ticaretimizde ve ilişkilerimizde, önemli olan sahip olduklarımızın çokluğu mudur; yoksa işe yararlığı, güvenilirliği veya değeri midir?”

Daha çok müşteri, Daha çok satış, Daha çok çalışan, Daha büyük fabrika, Daha fazla ciro, sayılar büyüdükçe “başarılar” da büyür mü?

Bir kamyon dolusu küflü ekmek sadece yük değil midir?

Her büyüme gelişim midir? Yoksa bazı şeyler büyüdükçe sadece yük mü olur?

Her ciro kazanç mıdır? Görünen ile gerçek aynı mıdır?

Her kalabalık güç müdür? Yoksa çoğu zaman sadece gürültü müdür?

Her tanışıklık dostluk mudur? Gereksiz ilişkilerden yorulmaz mı insan?

Sadeleşmek büyümek midir? Yük hafiflediğinde adımlar hızlanır mı?

Dolabımızdaki kıyafetler arttıkça, mutlulukta artar mı?

Telefonumuzdaki kişi sayısı, yalnızlığımızı azaltır mı?

Bir şehrin nüfusu büyürken, yaşam kaliteside büyür mü?

Dallar çoğalırsa, meyvalar azalır mı?

Her çoğalma, zenginlik midir?

Her müşteri, doğru müşteri midir?

Çokluk aynı zamanda yokluk mudur?

Yüzlerce çalışmayan saat mi? Yoksa çalışan tek bir saat midir zamanı değerli kılan?

Soruları sonsuza kadar uzatabiliriz. Kendi adıma cevaplar aslında çok basit.

Her ciro kazanç değildir. Her tanışıklık dostluk ta değildir. Her kalabalık güç değildir.

Bir taze ekmek bir sofraya umut olur, Bir kamyon dolusu küflü ekmek ise sadece yük olur.

Kâr bırakmayan yüz müşteri yerine, sözünün arkasında duran on müşteri daha değerlidir”. Benim gözümde.

Sorumluluk almayan onlarca çalışan yerine, işi kendi işi gibi sahiplenen birkaç kişi hepsinden çok daha değerlidir.”

Her büyüme gelişim değildir. Asıl soru, büyürken neye dönüştüğümüzdür.

Bir taze ekmek, bir kamyon dolusu küflü ekmekten her zaman daha değerlidir.

Hayatta da...

Ticarette de...

İnsan ilişkilerinde de...

Velhasıl…

Bir kamyon dolusu küflü ekmek.

Ne kadar büyük, ne kadar haşmetli görünürse gözüksün,

Hâlâ sadece küflü ekmektir.

Sağlıkla ve neşeyle kalın.