İş hayatımızda birbirimize söylediğimiz bazı sözler vardır. Bunlara yalan mı desek, bahane mi desek, hangisi doğru olur bilemedim. Hatta bu sözleri yıllarca tekrar ettiğimiz için, çoğu zaman gerçekmiş gibi kabul ederiz. Garip olan şu ki; bunların çoğunu söyleyen insan aslında yalan söylediğini düşünmez. İnsanın kendine söylediği yalanlar başkasına söylediği yalanlardan daha tehlikelidir. Çünkü başkasını kandırırken en azından ne yaptığını bilirsin. Âmâ kendini kandırırken doğruyu söylediğine inanırsın.

Aslında malzeme o kadar çok ki, hatta bazıları o kadar klişe ki, cümleyi duyduğumuzda devamını bile tahmin edebiliyoruz. Yazıyı kurgularken aklıma o kadar çok yalan ve bahane geldi ki, en bilinenleri bir araya getirip özetlemek zorunda kaldım.

Neymiş bu klasik bahaneler, birlikte okuyalım.

Ödeme yalanları;

“Yarın kesin öderiz.”
“Çekim kalmamış.”
“Para bankada.”
“Muhasebeye söyledim.”
“Cuma günü hesaba geçer.”
“Bir müşteriden ödeme bekliyorum.”
“Havale yaptım, düşmemiş.”
“Dekontu birazdan atacağım.”
“Şirket hesabında para var ama şu an kullanamıyoruz.”
“Bu son gecikmemiz.”

Müşteri yalanları;

“Abi sen işi yap, parasını düşünme.”
“Devamlı işimiz olacak.”
“Bundan sonra bütün işlerimizi senden alacağız.”
“Bu ilk işimiz, devamı çok büyük.”
“Fiyat önemli değil, kalite önemli.”
“Sen yeter ki bizi mahcup etme.”
“Ödemede kesinlikle sıkıntı yaşamazsın.”
“Bu işi bir halledelim, arkası gelecek.”
“Seni başka firmalara da önereceğim.”

Patron yalanları;

“Bizde herkes aileden.”
“Ben çalışanımın hakkını veririm.”
“Para ikinci planda.”
“Önemli olan ekip.”
“Kimsenin ekmeğiyle oynamam.”
“Bu yıl çalışanlarımızın yılı olacak.”
“Biraz sabredin, işler açılacak.”
“Herkesin emeğinin karşılığını vereceğiz.”

Çalışan yalanları;

“Yarın kesin geliyorum.”
“Telefonu duymadım.”
“Sabah gelecektim ama…”
“İşi bitirdim, sadece son kontrol kaldı.”
“Maili gönderdim.”
“Müşteriyi aradım.”
“Ustaya söyledim.”
“Malzeme sipariş edildi.”
“Abi cenazem var. Ölen kim? Abi uzun hikâye gelince anlatırım.
“Bunu bana kimse söylemedi.”

Usta ve şantiye yalanları;

“Usta geliyor.”
“Eleman yolda.”
“Kamyon çıktı.”
“Malzeme yarın sahada.”
“İki güne biter.”
“Bir günlük iş.”
“Burada fazla bir şey çıkmaz.”
“Projede öyleydi.”
“Ben ölçüyü doğru aldım.”
“Bu kadar fire çıkacağını kim bilebilirdi?”
“Yarın sabah kesin başlıyoruz.”
“Bir kat daha atınca kapanır.”
“Orası zaten sonradan düzelecek.”

Tedarikçi yalanları;

“Mal hazır.”
“Şimdi yükleniyor. Kamyon rampada.
“Şoför çıktı.”
“Yolda.”
“Depoda var.”
“Fabrikadan bugün çıktı.”
“Yarın kesin sende.”
“Fiyat daha fazla düşmez.”
“Bu son parti.”
“Aynı maldan gönderiyoruz.”
“Bir sıkıntı olmaz.”

“Bizim piyasa böyle” yalanı;

“Bu sektörde böyle.”
“Herkes vadeli çalışıyor.”
“Herkes çekle iş yapıyor.”
“Müşteri bunu istiyor.”
“Bu fiyatın altında iş olmaz.”
“Rakipler de böyle yapıyor.”
“Kimse parasını zamanında alamıyor.”
“Bu piyasada dürüst çalışarak para kazanılmaz.”

Ve kendimize söylediğimiz yalanlar;

“Biraz daha dayanayım.”
“Bu müşteri düzelir.”
“Bu çalışan değişir.”
“Bu iş bir gün para kazandırır.”
“Şimdilik böyle idare edelim.”
“Seneye her şey farklı olacak.”
“Ben zaten kontrol ediyorum.”
“Bu kadar borç önemli değil.”
“Daha önce de böyle olmuştu.”
“Ben bu piyasayı biliyorum.”

Anlayacağınız herkes birbirine yalan söylüyor. Müşteri patrona, patron çalışana, çalışan patrona, tedarikçi müşteriye, patron kendisine. Taraflara sorun, ağızlardan çıkan ortak cümle şudur. “Abi vallahi ben mağdurum”.

Velhasıl…

“Yalan, dilimize öyle bir pelesenk olmuş ki bazen doğruyu söylemek açıklama gerektirirken, yalanı söylemek için tek bir cümle yetiyor.” Bahaneler çoğalıyor, sorumluluklar başkasına yükleniyor, güven ise sessizce tükeniyor.

İşte hikayelerimizi böyle yönetiyoruz.

Yalanın da bahanenin de bin bir çeşidi var. Kimi zaman başkasını, kimi zaman kendimizi kandırıyoruz.

Sağlıkla ve neşeyle kalın.